Tüm Çalışanları İlgilendiren Kritik Süreç

Tüm Çalışanları İlgilendiren Kritik Süreç

Alınan son haberlere göre iş yerinin devri İş Kanunu’nda, iş sözleşmesinin devri ise Borçlar Kanunu’nda düzenleniyor. Bu durumdan çalışanlar nasıl etkilenecek? Detaylar haberimizin devamında...

İş yeri devri, iş yerinin veya iş yerinin bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredilmesi olarak tanımlanır. İş yeri devri iki işveren arasında gerçekleşen bir işlem olmasına rağmen işçilerin alacak hakları üzerinde etkisi vardır.
Mevcut olan bir iş sözleşmesinin tüm hak ve borçları ile başka bir işverene devredilmesi ise iş sözleşmesi devri olarak ele alınır.  Bu devir, sadece iki işveren arasında gerçekleşen bir işlem olmayıp işçinin de bu sürece dahil olması ve onaylaması ile mümkün olmaktadır.  İkisinin de sonuçları büyük ölçüde benzerlik göstermekle birlikte devrin yapılma şekilleri değişiktir..

Ekonomik Birliğin Korunması 

Yargıtay için işyerinin devrinden söz edebilmek için devredilen bölümün ekonomik birliğinin  korunması gereklidir. Ekonomik birliğin korunmasında, sürdürülen faaliyetin devirden sonra yeni işveren tarafından aynı veya özdeş biçimde yürütülmesi ölçütü ile işyerinin taşınmaz ve taşınır malları, işçilerin çoğunluğu ve müşteri çevresinin devredilip devredilmediği gibi koşulları Yargıtay istemektedir..
Bazı hallerde ekonomik birlik korunuyorsa, tek işçi ve diğer unsurların devri işyeri devri olarak değerlendirilebilecek iken çoğunlukla tek işçi devrediliyor ise iş sözleşmesinin devrinden söz edilecektir.

Peki Eski İşverenden Neler İstemek Mümkün Olacak? 

Devreden işveren, devir tarihinden sonraki çalışmalar nedeniyle doğan işçilik alacaklarından sorumlu tutulmuyor.
Devralan işveren ise devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından tek başına sorumlu olacaktır. Sonuç olarak yeni doğacak alacaklar eski işverenden istenemiyor. Bununla birlikte kıdem tazminatında farklı bir durum söz konusu.

Kıdem Tazminatı ve İzin Hakkı

Kıdem tazminatı hakkını doğuran durum yeni işveren zamanında gerçekleşse de eski işveren, çalışanın kıdem tazminatından, kendi yanında geçirdiği süreyle ve çalışanın devir tarihinde kendisi tarafından ödenen son ücretiyle sınırlı olarak sorumlu tutuluyor.
Kıdem tazminatı için esas süre hesaplanırken hem eski hem yeni işveren yanında geçirdiği süreler birleştiriliyor. Önceki yıllardan devreden yıllık izinlerin kullandırılmasının sorumluluğu ise iş sözleşmesinin kesintisiz devam ettiği kabul edildiğinden dolayı yeni işverene ait olmaktadır.

Devir Öncesi Alacakların Durumu Nasıl Olacak? 

Çoğu zaman çalışanların işyeri devrinden haberi olmamaktadır. Bu konuda çalışanını ödenmemiş ücretleri konusunda tereddüt yaşanabiliyor.
Devreden işveren ile devralan işveren İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş olan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden müştereken müteselsilen sorumlu olmaktadırlar.
Bu süre devreden açısından devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. Eski dönemdeki hakları için çalışan, iki yıl içinde ister eski işverene, ister yeni işverene, ister ikisine birden başvurabilmektedir.
Devir tarihinden itibaren iki yıl süre geçtiyse artık tek muhatabı yeni işveren oluyor. İş sözleşmesi devrinde de durum aynı şekilde olmaktadır. Aynı zamanda iş sözleşmesinin devrinde işçinin onayı gerektiğinden işçi en azından bu durumdan haberdar olmaktadır.
 

Son Başvuru Tarihi: 19 Mart 2021